Tarih: 02.09.2023 08:56

Sağlık Bakanı Koca Mardin’de Gençler İle Buluştu

Facebook Twitter Linked-in

Gençleri içtenlikle dinleyerek kendilerine samimi cevaplar veren Bakan Koca, Medresede hazır bulunan gençlere yönelik bir konuşma gerçekleştirdi.

Sağlık Bakanı koca konuşmasında şu ifadelere yer verdi;

‘’Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum. Her birinizi ayrı ayrı selamlıyorum.
Sizler, milletimizin sahip olmakla övündüğü evlatlarısınız. Aileniz için nasıl biricikseniz, bizler için, milletimiz için de aynı şekilde biriciksiniz.

Bir kısmınız Mardinlisiniz, çalışma veya eğitim hayatınızı burada sürdürüyorsunuz. Bir kısmınız eğitiminiz için Anadolu’nun farklı şehirlerinden buraya geldiniz.

Mardin’in tüm dünyanın nadide şehirlerinden biri olduğunu hatırlatmama izin verin. Mardin öyle bir şehir ki, burada tıp eğitimi alan aynı zamanda tarih eğitimi alır. Burada mühendislik, iktisat, edebiyat okuyan tarih de okur. İslami İlimler Fakültesi’ni Mardin’de okuyan bir genç için Mardin’in kendisi adeta dinler tarihi kitabıdır. Turizm okuyan genç için şehir, fakültenin kendisidir. Mimarlık öğrencisi burada bin yılların ustalarından ders alır.

Mardin’e bir açık hava müzesi denebilir ama kanaatimce bu hakikati tam olarak yansıtmaz. Mardin, tarihin kendini tarih olmaktan çıkarıp, yaşayan zamanda ebedileştirdiği şehirdir. Burada yerleşik hayatın 6.500 yıllık bir geçmişi var. Şimdiki zaman; Sümerler, Akadlar, Babiller; Asur ve Pers, Roma ve Bizans, Arap, Selçuklu, Artuklu ve Osmanlı’dan bir zarla ayrılıyor. Bu zarı kaldırmak gözün dikkatine, kulağın refleksine bağlıdır.

Bir ormana uzaktan bakan kişi için görülen, teke indirgenmiş şeydir. Ormanı tanımak ağaçları seçmekle mümkün. Bu şehir, genel intibaların fikir vereceği bir şehir değil, her ayrıntısı eğitici bir dikkat talep ediyor. Hangi dalda eğitim görürseniz görün, kendisi bir fakülte olan Mardin’den çok kültürlülük diplomanızı da alın. Mardin’e “Yedi dilin, yedi dinin başkenti” denmektedir. Yedi dil, yedi din; insanlık ağacının Mardin üzerindeki dallarıdır. Dini inanış açısından Müslüman, Süryani, Keldani, Ezidi, Yahudi veya etnik köken olarak Kürt, Arap, Çeçen, Ermeni olmak, bir kimseyi diğerine göre öteki yapmaz Mardin’de. Mardin insandaki inanma arzusunun vücut bulmuş şeklidir.

Değerli arkadaşlar,

Eğitim görülen bir şehir olarak Mardin, kendine mahsus üstünlüklere sahip. Kentleşmenin tarihin üstünü örttüğü bazı şehirleri ayrı tutarsak, özel bir şehir. Biliyorsunuz, Mardin için, Mezopotamya’nın yüzük taşı, denir. Buradaki eğitiminizi tamamlayıp, başka bir şehre gittiğinizde bu “yüzük taşını” gururla taşımalısınız.

Değinmek istediğim, başlığı büyük ihtimalle her birinizin aklında belirgin olan bir konu var. Gelecek kaygısı veya gelecek endişesi. Kaygı ve endişe, iki kelime de kullanılıyor. İki kelime arasındaki farkı tıp eğitimim sırasındaki bir bilgimle belirtmem gerekiyor. Endişe genellikle, nedeni belli bir durumdan duyulan huzursuzluktur. Kaygı ise nedeni bilinmeyen bir durum karşısında duyulan huzursuzluk ve güvensizlik olarak tanımlanır. Hatırlayabildiğim kadarı ile psikiyatrinin yaptığı ayrım bu şekilde. Bu ifadelerden biri ne kadar kullanılıyorsa diğeri de o kadar kullanılıyor ve kaygıda duygunun mantıksal dayanağı bulunmuyor. Bu durumda meselenin ciddiyeti %50 azalmış demektir.

Şaka bir yana, insan, gençlikte yaşanan gelecek endişesinin, içinde olduğu yaşlarla ilgili boyutunu pek idrak etmiyor. Genç insan içinde yaşadığı zamandan memnuniyetsizliğini çeşitli şekillerde ifade ederken ve hatta bunu kendini toplumun vicdanı yerine koyarak yaparken kendisi için bir gelecek endişesi de taşır. Dünyayı olduğu gibi bırakmayan, değiştiren bu gençlik çabalarıdır. Bilimde, sanatta her nesil kendi devrimini getirir.

Bir kere, bu noktada şunu söyleyelim. Gençlerin gelecek endişeleri sadece şahısları için değildir, vicdan temelli bir dünya adınadır. Kendilerinin adil bir şekilde rol alacakları bir hayat tasavvuruna yöneliktir. Bu yönüyle de, gelecek endişesi ahlaki bir değerdir, idealizm tohumları taşır. Tek tek her gencin adalet talebi büyük harflerle ADALET’i önümüze koyar.

Gelecek endişesi dediğimizde bir de konunun akla öncelikle gelen pratik tarafı var: “Okulumu bitirince beni nasıl bir hayat bekliyor? İş bulabilecek miyim, iş bulursam rahat geçinebilecek miyim, işimde başarılı olabilecek miyim?” Bu sorular çoğaltılabilir. Aslında bu tip sorular hayat boyu devam eder. Yarına ilişkin soru daima vardır, hayat sorularla ilerler, cevaplar hiçbir zaman kesin değildir.

“Zamanın oğlu” olmak diye bir tabir var. Arapçası İbn-ül vakt. Mutasavvıflar kullanmıştır bu ifadeyi. “Geçmiş ve gelecek kaygısından kurtulmuş olarak bugünü değerlendiren insan” manasına gelir. Bu, geleceğe, gelecek kaygısından sıyrılacak hazırlanma anlamı da içerir.

Geleceğe ancak zamanın oğlu, zamanın kızı olarak hazırlanabilirsiniz. Gelecek endişenizden ancak bu şekilde pozitif bir güç elde edebilirsiniz. Bu felsefeye göre, şu an yapmanız gereken eğitiminizi en iyi şekilde tamamlamaktır.

Geleceğin bize sunacaklarını hiçbirimiz bilemeyiz. Ancak bugünden bize görünenlere göre tasarılarda bulunabiliriz. Eylem içinde olabiliriz. Gelecek endişesi belli düzeyde makuldür, fakat bu endişe insanı edilgenleştirmemeli.

Sizler, gençliklerini, Türkiye tarihinin dönüm noktasında yaşayan insanlar olduğunuzu asla unutmayın. Sizler, Türkiye Yüzyılının ilk genç kuşağısınız. Bu yüzyılında ülkenizin sizlere verecek çok şey şeyi var. Sizden bekledikleri de aynı derece büyük. Ve bunların hepsi işinizi en iyi şekilde yapıyor olmanızdan, eğitimlerinizi en iyi şekilde tamamlamanızdan geçiyor.’’

Bakan Koca, kentteki ziyaretlerinin son kısmında Mardinli esnafları gezerek kendilerine hayırlı kazançlar diledi.

Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’ya Mardin ziyareti esnasında 
Valimiz ve Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, Ak Parti Mardin Milletvekilleri Faruk Kılıç ve Muhammet Adak ile İl Protokolü eşlik etti.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —