Kızıltepe Ulu Cami başta olmak üzere Yeni Cami ve kentin tarihi sembolü niteliğindeki birçok camide, Ramazan ayının manevi atmosferini güçlendiren mukabele geleneği yaşatılmaya devam ediyor. Her yaştan vatandaşın ilgi gösterdiği mukabele programları, özellikle öğle, ikindi ve teravih namazları öncesi ve sonrasında yoğun katılımla gerçekleştiriliyor.
“Toplu yerlerde yüksek sesle hatim okunurken bilenlerin gözleriyle Kur’an’ı takip etmesi, bilmeyenlerin ise dinlemesi” anlamına gelen mukabele, İslam kültüründe köklü bir geçmişe sahip. Kızıltepe’de camilerde düzenli olarak mukabele okunduğunu belirten Murat Uğurlu, “Mukabeleler 30-35 dakika sürüyor. Camimizde öğle namazından sonra okunuyor. Bazı camilerimizde ikindi namazı öncesi ve sonrası, bazı camilerde ise teravih namazından sonra mukabele yapılıyor.” dedi.
Sözlükte “iki şeyi birbiriyle karşılaştırmak” anlamına gelen mukabele; özellikle üç aylarda ve bilhassa Ramazan ayında cami, mescid ve evlerde hafızlar tarafından okunan Kur’an-ı Kerim’i takip ederek hatim indirme geleneğinin adıdır. Genellikle sabah, öğle ve ikindi namazları öncesinde icra edilir.
Mukabele geleneği, Cebrâil’in Ramazan aylarında her gece Hz. Peygamber’e gelerek o ana kadar nazil olan ayet ve sureleri karşılıklı okuyup kontrol etmelerine dayanır. Bu uygulamaya “arza” denilir. Peygamber Efendimizin vefatından önceki son Ramazan ayında bu karşılıklı okuma iki kez gerçekleşmiş olup buna da “arza-i ahire” adı verilir.

Sahabeden bazıları Ramazan ayında aile fertlerini toplayarak onlara mukabele okurdu. Kur’an-ı Kerim’in Ramazan ayında nazil olmaya başlaması ve bu ayda yapılan ibadetlerin daha faziletli kabul edilmesi, mukabele geleneğinin yaygınlaşmasında etkili oldu.
Mukabele okuyan kişinin hafız dahi olsa mushafa bakarak okuması daha faziletli görülmüş; dinleyenlerin rahat takip edebilmesi için orta bir hızla, tertil üzere okunması tavsiye edilmiştir. Hadislerde, Allah’ın evlerinde Kur’an okuyan ve müzakere eden toplulukları rahmetin kuşattığı, meleklerin çevrelediği ve Allah’ın o mecliste bulunanları kendi katındakilere andığı bildirilmektedir.
Osmanlı döneminde namazlardan önce birer cüz mukabele okumakla görevli ve “cüzhan” adı verilen cami görevlileri bulunurdu. İstanbul’da özellikle Eyüp Sultan Camii’nde okunan hatimlerin ayrı bir fazileti olduğuna inanılır, esnaf her yıl burada mukabele okuturdu. Ayrıca Topkapı Sarayı’ndaki Hırka-i Saadet Dairesi’nde de mukabele geleneği sürdürülürdü.
Geçmişte olduğu gibi günümüzde de İslam dünyasında mukabele geleneğinde esaslı bir değişiklik bulunmuyor. Türkiye’de Ramazan mukabeleleri genellikle ayın ilk günü başlıyor, arefe günü tamamlanarak duası yapılıyor. Bazı camilerde hatim duası Kadir Gecesi’nde ediliyor. Özellikle sabah namazı öncesinde camileri dolduran vatandaşlar, mukabele halkalarında bir araya gelerek Ramazan’ın manevi iklimini birlikte yaşıyor.
Kızıltepe’de de asırlık bu gelenek, camilerde yankılanan Kur’an tilavetiyle yaşatılmaya ve gelecek nesillere aktarılmaya devam ediyor.